senpazarinsesi.sitemynet.com
'Şenpazar'ın Sesi Gazetesi' Fotoğraflarıyla Şenpazar Köyleri ŞİİRLER ve ŞAİRLER Şenpazar Önemli Telefonlar Gerekli Linkler BİR ŞENPAZAR DOSTU:
OYHAN HASAN BILDIRKİ
KONUK DEFTERİM KASTAMONU'DAN HABERLER Gerekli Linkler:
Kastamonu ve İlçeleri
Kastamonu Yemek Kültürü Kastamonu Fotoğrafları İlçelerimiz: Kastamonu Kastamonu Tarihi Kastamonu Turizmi Rıfat Ilgaz - Şiirler Fotoğraflarla Şenpazar Vekillerimizi tanıyalım Cide'den Haberler

'Şenpazar'ın Sesi Gazetesi'

48186_9955.gif

Diğer Sitemiz için tıklayın

Gazetemizin yeni sitesi için tıklayın

Şenpazar'ın Sesi Gazetesi Temmuz 2008 sayısı çıktı

_enpazar__n_sesi_logo.jpg

Şenpazar'ın Sesi Gazetesi Temmuz 2008 sayısı çıktı. Gazetenin yeni sayısı 50*70 ebatında ve zengin içeriği ile okurlarımızın beğenisine sunuldu. Eskiye oranla daha büyük ebatta çıkan gazetemiz, okurlarından beğeni aldı.
Şenpazar'ın Sesi Gazetesi
İmtiyaz Sabibi Muzaffer ERDEM

Şenpazar Sosyal Yardımlaşma Kültür Ve spor Derneği ile Gençlik Komisyonunun birlikte düzenlediği Kamp programı harika bir şekilde tamamlandı.Kampa 1-Ergün Genç, 2-Yusuf Gündüz, 3-Yasin Tarı, 4-Ufuk Yeldan, 5-Selçuk Genç, 6-Murat Şakar, 7-Abdullah İrdem, 8-Gamze Gündüz, 9-Ülkü Yeldan, 10-Ebru Genç, 11-Yasemin Tarakçı, 12-Melek Eryılmaz, 13-Ebru Özşiray, 14-Ali Osman Özşiray, 15-Ezgi Yeldan, 16-Ayşe Baş, 17-Mehmet Tarı, 18-Okan Demir, 19-Neslihan Ay, 20-Fatma Kavasoğlu, 21-Aylin Sarı, 22-Melih Toprak, 23-Burcu İnel, 24-Nesli Erdem, 25-Osman Şakar, 26-Özlem Gündüz, 27-Ali Tetik, 28-Mine Sarı, 29-Murat Kıbıç, 30-Ferdi Gök, 31-Zehra Sarı, 32-Nihal Sarı, 33-Mukadder Tekin, 34-İnci İnç, 35-Özkan Toprak, 36-37Suat Karasu ve Eşi katılmıştır.

Şenpazar Birlik Beraberlik Şenliği yapıldı

foto_075.jpg

foto_085.jpg

Şenpazar Birlik Beraberlik Festivali, 27 Temmuz 2007 Cuma Günü öğleden sonra Atatürk Büstüne çelenk koymakla başlayan Festival , Cumartesi günü çeşitli etkinliklerle devam etti. 1500 M. Koşusu yapıldı 1.nci Ercan Atiş, 2nci Muhammet Gündüz üçüncü ise Emre Öz.Bunların derecelerine göre çeşitli hediyeler verildi.

Atlı Karınca: Birinci Ekip; Umut Tunç , Sinan Melih Soysal. İkinci Ekip; Salih Ün, Uğur Öğretici. Üçüncü Ekip ; Fazıl Çelen Emre Yıldız.Bunlarada çeşitli hediyeler verildi.
Halat Çekme Yarışını Kazanan Takım: Ferudun Kılıçoğlu , Cem Çınar , İsmail Koca, Adem Sak , Fikret Ay , Hüseyin Tunç , Bilal Çınar , Erkan Yıldız , İskender Çen ve Mustafa Tunç. Bu ekibe bir koç hediye olarak verildi.
Eğlenceye Gelince

Sarıyazma Ekibiyle başlayan eğlence tabiki Ali Osman Şakar'ın sunuculuğunda. İnebolu B. Bandosu ile güzelleşti.Ali Osman Şakar sunuculuk aralarında Cevdet Öztürk ‘ün Şenpazarla ilgili dörtlüklerinden okuyarak sunuculuğunu renklendirdi.Cümbüşcü Pala ve kızı: Kız henüz çok küçük fakat sanaat icrası çok güzel adeta katılanları büyüledi.Halise; Türk Halk müziğini mükemmel icra etti. Ebru ; gene aynı türden program yaptı. Ama konuklar Cesur Canla çoştu.Aralarda konuşmalar oldu.Belediye Başkanı , Ankara Şenpazar Der. Başkanı Selahaddin Gençdoğan.Piyango usulü çekilişler yapıldı. Ve harikaydı. Altın , Yücel Gündüzün eşi Döne Gündüz’ e çıktı ve Belediye Başkanı tarafından verildi.Diğer hediyeleri Garnizon komutanı ve Emniyet Amiri verdiler.Birlik beraberlik güzeldi.İstanbuldaki derneklerimiz temsilci gödermediklerinden isimleri okunmadı.Önümüzdeki sene festival tarihi ilan edildi. Haziran ayının son haftası olarak belirlendi.
Önemli Not: Katılım çok kalabalıktı. Üçbine yakın katılımcının olduğu söylenmektedir.

Gönlünden tıp geçen adaylara altın fırsat

Türkiye'nin sayılı tıp fakültelerinden Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, yeni kurulan Kastamonu Üniversites'nin Tıp Fakültesi tamamlanana kadar bu üniversiteyi kazanacak öğrencilere ev sahipliği yapacak.

Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi bu yıl 20 öğrenci alacak ve bu öğrenciler fakülte tamamlanana kadar beş yıl süreyle Hacettepe Üniversitesi'ndeki öğrencilerle karma olarak eğitim görecek. Mezun öğrencilerin diplomalarında Hacettepe Üniversitesi Kastamonu Tıp Fakültesi yazacak.

Tıp okumak isteyen öğrenciler için çok önemli bir fırsat olduğunu söyleyen Hacettepe Üniversitesi Kastamonu Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sırrı Kes, "Hacettepe Üniversitesi'nde okuyan öğrencilerle hiç bir farkları olmayacak. Hacettepe Tıp Fakültesi’ni isteyen mutlaka Kastamonu Tıp’ı da yazsın" çağrısında bulundu.

HACETTEPE-KASTAMONU TIP KARDEŞLİĞİ

Hacettepe Üniversitesi'nin kendi yapısı içinden Kastamonu'ya bir tıp fakültesi kuracağının altını çizen Kes, çalışmaları şöyle anlattı:

"Hacettepe Üniversitesi Kastamonu Tıp Fakültesi'ni kazanacak öğrenciler oradaki tıp fakültesi kurulana kadar Hacettepe Tıp Fakültesi'ni kazanan öğrencilerle birlikte okuyacaklar. Diğer öğrencilerle hiç bir farkları olmayacak. Hacettepe'nin yetkin kadrosunda eğitim alacaklar. Hacettepe Tıp Fakültesi'ni kazanmak isteyen ve bir kaç puan eksik alan adaylara önerim tercih yaparken Hacettepe Tıp Fakültesi'nin hemen altına Kastamonu Tıp Fakültesi'ni yazmaları."

HACETTEPE KÜLTÜRÜNÜ TAŞIYACAĞIZ

Kastamonu Tıp Fakültesi'nin kurulacağı beş yıllık zamanda bu üniversitenin kadrolarını oluşturacaklarının altını çizen Kes şöyle konuştu:

"Bu dönemde Hacettepe Üniversitesi'nde genç öğretim görevlilerinin uzmanlaşması sağlanacak. Aynı ekolden bir kadro kurmak istiyoruz. Hacettepe'nin devrim yaratan kültürü olan, hastaya yaklaşım, hastaya tanı ve tedavideki ilkeleri ile Türkiye'de lider olan araştırmacı niteliğini Kastamonuya kazandıracağız. Bunu oluşturabilmek çok önemli. Çünkü değişik ekollerden gelmiş öğretim görevlileri çok uyumlu çalışamıyor. Binaları yaparsınız, içine koyacak öğretim görevlisi bulamazsanız ya da uyumsuz çalışan bir ekipse bir anlam taşımaz. Biz genç öğretim üyelerini burada yetiştirip oraya yollamak istiyoruz."

Hacettepe'nin 9. tıp fakültesi

BeŞ yıl içerisinde bitirilmesi planlanan Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi yaklaşık 250 dönüm alan üzerine kurulacak. 250 yataklı bir hastanesi olacak fakülteye destek olarak ilerleyen zamanlarda beslenme, fizik rehabilitasyon merkezleri açılacak. Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi tamamlandığında Hacettepe Üniversitesi'nin kurduğu dokuzuncu tıp fakültesi olacak. Hacettepeli uzmanlar bundan önce aralarında Erciyes, Atatürk ve KTÜ gibi önemli üniversitelerin tıp fakültelerinin kurulmasına önayak olmuştu.

Tanıtım günleri başladı

HACETTEPE Üniversitesi'nin ÖSS'yi kazanan öğrencilere yönelik düzenledikleri tanıtım günleri başladı. Hacettepe Üniversitesi Beytepe Yerleşkesi Yıldız Amfi'de gerçekleştirilen tanıtım günlerinde, ÖSS'yi kazanan öğrenciler bölümler hakkında detaylı bilgi edinebiliyorlar. Tercih yapılabilecek toplam 95 anabilim dalı, bölüm ve program standının yer aldığı etkinlikte, öğrenciler istedikleri takdirde tercih edecekleri bölümün binalarını da gezebiliyorlar Öğrencilerin, eğitim-öğretim imkanları, yurt ve burs olanakları ve bunlardan yararlanma koşulları, hazırlık eğitimi, mezunların iş olanakları ve Avrupa Birliği projesi ile yurt dışı eğitim imkanları hakkında bilgi alabilecekleri tanıtım günlerinde öğrencileri yönlendirmek için 160 öğretim üyesi de görev alıyor. Öğrenciler, tanıtım günlerine bugün ve yarın katılabilecekler.
Deniz GÜREL-Tuba ÖZTÜRK

29 Temmuz 2007 Hürriyet

Şenpazar'da Kadastro çalışmaları başladı


Yıllardır gelmesi beklenen kadastro, nihayet ilçemizde de çalışmalara başladı. Şenpazar Kadastro işini, Akhaş Ortaklık Grubu 17 Ocak 2007 tarihinde ihale ile aldı. İlçemizdeki köy ve mahalle olarak birim sayısı 33 adettir. Yaklaşık 60 kişi, gruplar halinde arazi ölçüm (mirengi) çalışmasına başlamıştır. 2008 yılı sonuna kadar bitirilmesi planlanmaktadır.
Kadastro çalışmalarında vatandaşımızın dikkatine!
1- Vatandaş malına sahip çıksın.
2- Arazi yazılımlarında yapılan ilan ölçümünde arazisinin başında bulunsun.
3- Taşınmaz mallarının sınırlarının belirgin şekilde olmasına dikkat etmeli.
4- Arazi yazılımlarında yanlış tespit edilen taşınmazların, tespitine itiraz için doğrudan o köyün kadastro birlik teknisyenliğine, itirazlarını yazılı bir dilekçe ile yapmalıdır.
5- Yanlarında Nüfus hüviyet cüzdan fotokopisi ile vukuatlı nüfus kayıt örneği bulundursunlar.

Şenpazar'ın Sesi Gazetesi 17 yaşında

1992 Mart ayında yayına başlayan 'Şenpazar'ın Sesi Gazetesi'Gazetemiz 17. Yılına girdi. Kuruculuğunu Cevdet Öztürk'ün yaptığı gazetemiz tam 15 yıldır yayın hayatını sürdürmektedir. 2003 Mayıs ayı itibari ile renkli olarak yayınını sürdüren gazetemiz Kastamonu bölge haberlerini siz değerli okurlarımıza ulaştırmaya devam etmektedir. Her türlü ekonomik zorluğa göğüs gererek günümüze kadar ayakta kalan gazetemize abone olarak ve ilan vererek desteklerinizi bekliyoruz.
Bize destek olmak isteyen hemşehrilerimizin aşağıdaki telefonlar aracılığı ile irtibat kurmalarını rica ederiz.
Muzaffer ERDEM
İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Tel:0532.554 06 97 - 0544.328 81 80

ŞENPAZAR'IN KADİR BİLİR, GAYRETLİ ÇOCUKLARINA SELAM OLSUN

oyhan1.2006

Nereden nereye?
Söyleyenler doğruyu kestirmeden söylemişler: "Dağ dağa kavuşmaz ama insan insana kavuşur." Çok doğru bir söz. Birçoklarımız bu sözü, mutlaka "altın küpe"ymiş gibi kulaklarına takmalıdırlar.
Evet, öyle. "Dağ dağa kavuşmuyor ama insan insana" kavuşuyor.
1976 yılı başıydı. Hava kötü mü kötü. "Her yerde kar var" şarkısına küsmüşüm. Bizim burada adam boyu kar var.
Kuztekke Ortaokulu'nun ahşap merdivenlerinden aşağıya iniyorum. Yüreğim "acabaların bin bir çeşit" umudunun tuzağında. Bakalım ne, nasıl olacak?
Eşim Şükriye Bıldırki de Kuztekke İlkokulu'nda öğretmendi. Onun da tayini bizim oraya çıkmıştı. Ben eşyaları almak için Kuztekke'ye dönmüştüm.
Birkaç gün önceden, güya kara yakalanmamak için, bütün eşyalarımızı Fahri'nin kamyonetine (İlk kamyoneti, Forge mi neydi? Marka takıntım yok benim) yüklemiştik. İlk günün sabahı, yollar da kapanmıştı.
Dedim ya, ahşap merdivenlerden iniyorum. Öğrencilerimle ve meslektaşlarımla bir kere daha vedalaşmıştım. Yunus Beylerde kalan eşim de onlarla birlikte geliyordu. Yeni duydum. Yunus Hoca'm da göçüp gitmiş bu dünyadan. Demek ki dost ağacımın yapraklarından biri daha düşmüştü. Allah'ın rahmeti üzerine olsun. Akşamı, karar vermiştik. Eşimle birlikte Cide'ye inecek, kapalı yolun açılması için ilgili ve de yetkililerden yardım isteyecek, Şenpazar-Cide yolunun açılmasını sağlayacaktık.
Yunus Bey'in isteği üzerine Bakkal Fahri Tunç'tan yeteri kadar helva ve kara zeytin almıştık. Bu ikisi, karda adamı susatmayan, iki yolcunun çıkınıydı.
Fahri'yle görüştük. O, bizim arkamızdan yol açılınca eşyalarımızla birlikte Cide'ye gelecekti.
Okulun çıkış kapısından bizi, sıcak duygularla uğurladılar.
Yunus Bey; elindeki koca sopayı bize verdi. "Hem çıkınızı buna asarsınız, hem de önünüze kurt murt çıkarsa kovalarsınız" dedi. Çıkınımız omzumuzda yola çıktık, yeni yapılan köprüyü geçtik. Kar, kasabanın içinde bile diz boyunu aşıyordu.
Arkamızda onlarca öğrenci yürüyor, yürüyordu... Aralarında Muzaffer Erdemler, İsmail Erollar, Hüseyin Arkınlar, Tuncer Coşkunerler, Müyesser Ertenler, Yaşar Nabi Küçükler, Hüseyin Bekiroğlular, Şeref Eryılmazlar ve daha niceleri vardı.
Uzun süre peşimizden geldiler. Şimdiki okulun olduğu yerde onları, geriye çevirmiştik.
Kuztekke Mezarlığı'nda koca bir meşe ağacının altında ilk oğlumuzu da orada bırakarak, uzun yürüyüşümüzü sürdürdük. Yok aşağı Şenpazar, yok Kürdün Hanı, yok Gebeula derken, Cide girişinde Lokantacı Cemal ile de karşılaşmıştık.
Cide göründü. Çığları geride bıraktık.
Sonrası?..

Büyük bir sürpriz. O geride bıraktığımız çocuklar var ya, işte onlar, şimdi büyümüşler ve koca adam olmuşlar. Hem de "adam" olmuşlar.
Muzaffer de bunlardan biri.
Bizi mutlu eden bu!

Kuztekke'nin "Bıldırki" öğretmeni olarak tanıdık tanımadık bütün Şenpazarlı dostlarıma selam olsun.
Sevgilerimle.

11 Ocak 2006

Oyhan Hasan BILDIRKİ

Şirin ilçemiz Şenpazar'ı tanıyalım

muzaffer.jpg

Ormanın, suyun ve bulutların dağları bir kuşak gibi sardığı , arıların her derde deva balı topladığı, kestanenin, çamın, ardıçın, meşenin, gürgenin, köknarın, kısacası doğanın ürettiği birçok bitkinin koyun koyuna kardeşçe yaşadığı, işte Şenpazar'ımız.



TARİHİ : Şenpazar'ın yerleşim yeri olarak ne zamandan beri kullanıldığına dair kesin bir bilgi olmamakla birlikte, halk arasında söylenegelen değişik rivayetler bulunmaktadır. İşte bu rivayetlerin bir kısmından ve çevrede bulunan kerpiç yapı ve mezarlık kalıntılarından hareketle Şenpazar'ın Bizans dönemine uzandığı fikri ağır basmaktadır. Buradan yola çıkarak tarihi süreç içerisinde Bizans, Selçuklu ve Osmanlılar tarafından yurt edinilen Şenpazar ile ilgili önemli bir tarihi kalıntı ele geçirilememiştir. Fakat değişmeyen ve halk arasında şüphe edilmeyen bir şey var ki o da ilk yerleşim alanının bu gün ilçeye bağlı olan "Kuztekke" olarak bilinen mahallenin olduğu yer olmasıdır.

İlk olarak Şehribani, daha sonra ise halk arasında Şarabani ve Şarbana biçiminde söylenen ilçe adı 1968 yılında Şenpazar olarak resmileşmiştir. 1954 yılında nahiye olmuş, 1974 yılında Belediye teşkilatı kurulmuş olup, 1987 yılının Mayıs ayında ise ilçe olmasına karar verilmiştir.

Kastamonu il merkezine 97 km mesafede olan ilçemiz Karadeniz'e 38 km mesafede olup deniz seviyesinden yüksekliği 335 metredir. Yeryüzü şekilleri genellikle engebeli bir arazi yapısına sahip olup yemyeşil ormanlarla kaplıdır. İlçemiz ormanlarında çok zengin ağaç türleri mevcuttur. Ormanlarımızda yaban hayatın en güzel örnekleri yaşam sürmektedir.İlçemizde tipik Karadeniz iklimi hakim olmaktadır. İlkbahar ve sonbaharda bol yağmurlar yağdığından buna bağlı olarak tabiat yeşillere bezenmektedir.

İlçe merkezinden geçen Şenpazar Çayı bu ormanlara düşen yağışın bir kısmını Karadeniz'e taşımakta, ancak zaman zaman ilçe merkezini tehdit edebilmektedir. Bu akarsu üzerinde bulunan ve ilk kez 1997 senesinin Mayıs ayında ATLAS ekibince geçilebilen Şehriban Kanyonu hala daha gizemini korumakta, dik yamaçlarının bazı yerlerde birbirine bir metre kadar yaklaştığı söylenmektedir.

İlçemize bağlı 23 köy muhtarlığı ve 7 mahalle muhtarlığı vardır. İlçemizde iş sahaları ve sanayi kuruluşları olmadığından, arazi de tarım için işlemesi zor bir yapıya sahip olduğundan ilçemizden sürekli dışarıya göç olmaktadır. Halen ilçemizde çoğunlukla yaşlı nüfus bulunmakta, emekliler gelip yerleşmektedir. 2000 Nüfus sayımına göre ilçe merkezinin nüfusu 2.682, köylerin nüfusu 3.812 , toplam 6.494 olarak tespit edilmiştir. Halbuki Şenpazar nüfusuna kayıtlı 25.500 civarında kişi bulunmaktadır. Görüldüğü gibi 20000 civarında dışarı nüfusumuz bulunmaktadır.

Kanyonu geçmeyi deneyen Atlas ekibi zorlu bir çalışmadan sonra bu kanyonu ilk geçenler ünvanını almıştır. Bir daha da deneyen olmamıştır.Şenpazar çayının içinde bulunan ve Dağlı ile Dereköy Köyü sınırlarından başlayıp Cide Kumköy sınırlarına ulaşan Şehriban kanyonu geçilmezliğini koruyor. İlçemizin her yeri doğal bir park görünümündedir. Zaten bir kısım ormanlarımız Küre Dağları Milli Parkı sınırları içinde kalmaktadır.

İlçemizin içme suyunun da temin edildiği ve Gürleyik Çayının kaynağını oluşturan Değirmenbaşı Suyu ilçeden 6 km uzakta doğal kaynaktır. Suyun kaynağı ve çevresi doğal yapısıyla görülmeye değer yerlerdir.

Bir diğer doğal su kaynağı olan Fabrika Deresi Suyu ise yine ilçemizin doğal kaynaklarından biridir. Bu su üzerinde Alabalık Tesisleri kurulu olup bu tesislerden ilçemiz faydalandığı gibi asıl pazarlama İstanbul'a yapılmaktadır.

Kış mevsiminde ilçe sakinleri hayvanlarıyla meşgul olmakta, bazı köylerimizde ise boş zamanlarını yerel el sanatı olan kaşık yapımı ve sepet örmeyle geçirirler.

Dağlı Kuylucu adıyla anılan çok geniş bir çukur alan Dağcılık ve Mağara turizmi için görülmeye ve gizemini çözmeye değer yerlerdir.

400 metre derinliğinde , normal olarak inilmesi mümkün olmayan duvarları kaya ve taş aralarında ağaçların bulunduğu Kuylucu'nun dibinden su kaynağı bulunduğu ve buradan çıkan suyun yine aynı çukurun dibinden yerin altına doğru süzüldüğü söylenmektedir.

İlçemizin ormanlarında buna benzer doğal mağaralar mevcut olup daha incelenmediğinden kayıtlarda gözükmemektedir. Baragöz Yaylası ilçenin 5 km doğusunda ilçeyi kuş bakışı gören Hasantepesi üzerinde doğal mesire yeridir. Kızılcasu, Atalanı, Isırganlı, Karacakaya ormanları içerisinde değişik türde ağaç ve yabani hayvanların bulunduğu tabii park olarak gezilip görülmeye değer yerlerdir.



Geniş Bilgi İçin : http://www.senpazar.gov.tr

kopyas___enpazarl__k___k_k_z.jpg

ŞENPAZAR'I GÖR
Bir geçit kapısı sahil yolunu
Şenpazar'a uğra yeşilliği gör
Mor dağlar diyarı Batı Anadolu'nun
Şenpazar'a uğra Şenpazar'ı gör

Tanrı orman vermiş dağ ve taşına
Fırsat yaratıp uğra "KIZILCASU" başına
halkın ikramı boldur her vatandaşına
Şenpazar'a uğra Şenpazar'ı gör

"ZEYİTLİK"in başı benzer lokuma
Halkın gayreti ise yazıp okuma
Halk Eğitim Kursları NAKIŞ-DOKUMA
Şenpazar'a uğra Şenpazar'ı gör

"ŞEHRİBANİ" adını taşır evveli
Bir cennettir "ARAPDÜZÜ DEĞMENİ"
Toprağında yatıyor yüzlerce Veli
Şenpazar'a uğra Şenpazar'ı gör

Eğer görmemişsen Şenpazar'ı üzül ,yan
Kirazı ,kestanesi meşhur ,eriği üryan
Çoğalır yurt sevgin ,değişir dünyan
Şenpazar'a uğra Şenpazar'ı gör

Cevdet ÖZTÜRK

Web Hazırlık

000_0022.jpg

Muzaffer Erdem

Şenpazar'ın Sesi Gazetesi
İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Tel:0532 554 06 97 - 0544 328 81 80

ani095.gif

MERKEZ ULU CAMİİ ONARIMI BİTTİ

ulu_camii.jpg

s6002144.jpg

27 Ocak 2007 tarihinde tamiratına başlanan İlçemiz Merkez Ulu Camii tamiratı bitirildi.
27 Ocak 2007 tarihinde cemaatin yardımı ile caminin eşyası toplandı. Sadece duvarlarının ve mihrabının çini yapılması amacıyla caminin sıvaları dökülerek yeniden sıvandı. Halkın talepleri ile caminin ahşap olan tabanı sökülerek Aybasan Yakınca Mahallesi, Edeler Köyü, Korucak Mahallesi, Dereköy Köyü, Karaman Mahallesi ve betonda tekrar Aybasan Yakınca Mahallesi gençleri ve birkaç hayırsever tarafından unutulmaya yüz tutmuş imece usulü ile yaklaşık 220 m³ dolgu malzemesi kullanılarak tabana beton atıldı. Daha sonra duvarlar, mihrap, minber ve kürsü Kütahya çinisi ile kaplandı. Caminin tabanına yerden ısıtma sistemi yapıldı ve üzerine şap atıldı. Alt kattan çıkan lambriler üst kata monte edildi. Tavanda eskiyen yerlerin tamiratı yapıldı. Tavan ve duvarlar yeniden boyandı. Caminin ses sistemi yenilendi. Alt katına %100 yün halı yapıldı. Kubbelerine nakış süsleme yapıldı. Ayrıca yaz aylarında serinlemesi için camiye yedi adet vantilatör takıldı. Cami görevlilere tarafından bahçe düzenlemesi de yapılan Merkez Ulu Camii Şenpazar'ımıza yakışır bir cami oldu.
Camide yapılan bütün bu çalışmalarda Müftülük personeli ile mahalle ve köylerde görev yapan bütün imam-hatipler örnek bir davranış sergileyerek çalışmalara katıldılar.
İlave kısmında namaz kılınmaya devam edilen cami bazı eksiklikleri ile birlikte (taban halısı, ses sistemi, soğutma sistemi vs..) 27 Nisan 2007 Cuma günü tam kapasite ile kullanıma açıldı. 10 Ağustos 2007 tarihi itibarıyla soğutma sistemi de faaliyete geçirilerek planlanan bütün eksiklikleri giderildi.

HACI HAFIZ ŞAKİR HOCAMIZA VEFA

hafiz__ak_r_karamn.jpg

İlçemizin ileri gelenlerinden Merhum Hacı Hafız Şâkir Karaman Hoca Efendi yetiştirdiği talebeleri tarafından her yıl olduğu gibi bu sene de 03 AĞUSTOS 2007 Cuma günü Merkez Ulu Camii'nde yapılan mevlit programı ile anıldı.
Programdan önce Hoca Efendi'nin kabri talebeleri tarafından ziyaret edildi. Programa Hafız Şakir'in Şenpazar, Cide, Azdavay, Kurucaşile ve İstanbul'da ikamet eden talebelerinden kalabalık bir topluluk iştirak etti. Program sonunda kısa bir konuşma yapan Merkez Ulu Camii İmam-Hatibi Yüksel ÇAN Hafız Şakir Hoca Efendi'nin talebeleri tarafından her yıl böyle anılmasının güzel bir vefa örneği olduğunu ve bu programların bundan sonra da daha geniş bir katılım ile düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Program bitişinde katılan bütün talebeler beraber yemek yiyerek talebelik günlerindeki hatıralarını paylaştılar.

Irna Uluçam Köprüsüne büyük açılış

foto_128.jpg

Şenpazar'a bağlı Kalaycı Köyü ile Azdavay ilçemizin Tasköy'e bağlı Irna mahallesi arasında yıllardır sorun olan ve büyük uğraşlar sonunda ağaç olan köprünün yerine beton köprü yapıldı.

foto_108.jpg

Köprünün açılışı davul zurna eşliğinde 4 Ağustos 2007 Cumartesi saat 13-14 arasında yapıldı. Açılışa Mülki Başmüfettiş olan Kalaycı Güllüce mahallesinden Selahattin Ateş, Cide Kaymakamı Mustafa Ayhan, Azdavay Kaymakamı Salih Ayhan, Azdavay Belediye başkanı Osman Nuri Civelek, Şenpazar Belediye başkanı Mustafa Demir, Şenpazar Garnizon Komutanı, Şenpazar Emniyet Amiri, Azdavay ve Şenpazar İl Genel Meclisi üyeleri, Kasder Şişli Şube başkanı Erol Şahin, Tasköy ve Kalaycı Köyü Dernek yöneticileri ile köy halkının büyük katılımı ile yaklaşık 1200 kişi açılış coşkusunu yaşadı. Eski Kastamonu Milletveki Sinan Özkan ile Kastamonu Valimiz Mustafa Kara iyi dileklerini ileten mesaj gönderdiler.
Açılışta Mülki Başmüfettiş Selahattin Ateş ve Cide kaymakamı Mustafa Ayhan birer konuşma yaptılar.

Açılışta herkese yemek ikramı yapıldı.Açılış organizasyonunda büyük emekleri geçen Tasköy Dernek Başkanı Cemil Hırca, Tasköy Dernek Başkan Yard. Mustafa Cebeci, Tasköy dernek Yön.Kurulu üyesi ve Irna Sorumlusu Lütfi Kaya ile Tasköy derneği yön.kur.üyesi ve Irna sorumlusu Metin Kaya yoğun çaba gösterdiler.
Köprünün yapımında emeği geçenlere teşekkür eder, hayırlı olmasını dileriz.

ŞİFO NUN KIZI ŞENPAZARLI

dscf4167.jpg

dscf4209.jpg

12b.jpg

Biz onu tv kanallarından, gazetelerden erkeklerle futbol oynayan kız olarak tanıdık ve sevdik . Oysa ki o bize hiçte yabancı değil. İçimizden, bizden birisi o, çünkü hepimiz gibi o bir Şenpazarlı Şenpazar'ın Çevrik mahallesinden.Eski muhtar Nail Özkan'ın torunu, yeni muhtar Murat Ünlü'nün de , yeğeni . O, Şenpazar'ı çok seviyor ve Fırsat buldukça ilçemizi ziyaret ediyor.
Adı: Esra Özkan. bilinen adı ile "ŞİFO NUN KIZI" 11 yaşında olan Esra , 1500 kişinin başvurduğu elemelere katılarak 16’ya kalmayı ve futbolcu olmak için eğitimm almayı başardı. Kişiliği ve yeteneği ile kısa sürede, başta hocaları MEHMET ÖZDİLEK (ŞİFO), ŞENOL FİDAN ve ZAFER ÖĞEN olmak üzere takım arkadaşlarının ve PH yapım çalışanlarının sevgisini ve taktirini kazandı. Esra bu proje kapsamın da büyük bir azim ile çalıştı ve zoru başardı. Sizde taktir edersiniz ki, bir kızın erkeklerle futbol oynaması çok kolay değil, zordur bu ancak çok istemekle, sevmekle ve yetenekle aşılabilir.
Esra'nın futbol sevdası daha dört yaşında iken, sokakta delikanlıların kendi aralarında top oynarken Evlerinin balkonundan onları izlemekle başlamış .Bu merak ağabeylerinin gözünden kaçmamış ve onu aralarına almışlar, böylelikle futbol sevdası başlamış
Bizde Esra ya neden futbol diye sorduk? Aldığımız cevap kısa ve özdü : Futbolu çok seviyorum. Dedikten sonra devam etti sözlerine.
Futbol benim için çok sevmeme rağmen imkansızdı. Belki de bu yüzden çok sevdim ve istedim. Ben bu projeye başvurduğum da Türkiye'de bayan futbolu fazla duyulmamıştı. Şimdi ise yeni yeni çalışmalar ve düzenlemeler yapılıyor, ilerde milli takımda oynamak istiyorum ve oynayacağıma inanıyorum.çünkü ben zoru başardım. Futbol adına başaracak bir şeyim kalmadı. Hedefim belli, milli takımda oynamak. Şu an yaşımı bekliyorum. İçimde bu futbol sevgisi, bende de bu azim varken, iyi bir futbolcu olacağıma inanıyorum. Her şeyden önce Mehmet hocam ve diğer hocalarım için. Onlar bana ve yeteneğime inandılar. Bana da başarmak kaldı.
Ben kendimi çok şanslı hissediyorum. Konu futbol olunca, bilinmeyen, görünmeyen ne yetenekler var. Ben Şifo Mehmet gibi kişiliği ve yaptıkları ile herkesin sevgisini ve taktirini kazanmış birisi ile tanışıp onun öğrencisi olmaktan dolayı çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Şifo'nun kızı olarak anılmaktan da onur duyuyorum. Bir gün iyi bir futbolcu olup milli takımda oynadığım ilk maçtan sonra, ne olursa olsun ilk işim hocalarımı bulup üzerimdeki milli formalarımla onların ellerini öpmek olacak. Küçük bir kızın imkansız diye baktığı bir hayalinin gerçek olmasının ne demek olduğunu bilemezsiniz .Bu parayla pulla yada başka bir şeyle alınabilecek bir şey değil. Hocalarımın ve Hülya ablamın bana ne verdiğini ancak ben bilirim. Son olarak büyük küçük herkese şunu söylemek istiyorum. Hayallerinizin peşinden gidin, başlamadan pes etmeyin. Önce siz kendinize inanın ki karşınızdakilerde size inansın. En imkansız görünen şeylerin bile bir yolu vardır. Gerçekten gün doğmadan çok şeyler doğuyor.
Muzaffer abi bir şeyi söylemeden geçemeyeceğim. Bu futbol sevdamda en büyük desteği bana ailem verdi. Annem ve babam, kız olmama rağmen beni, kar kış demeden, elemelere götürdüler ki sonunda o zamanlar futbolcu olamayacaktım. Buna rağmen bana çok destek oldular onlara çok teşekkür ediyorum ailemi çok seviyorum.
Şenpazar hakkında neler düşünüyorsun öğrenebilir miyiz? Öncelikle; ben tam Şenpazar sevdalısı biriyim. Benim sevdamın ne demek olduğunu bilirsiniz (gülüyor) Her yaz mutlaka giderim. Ömrüm yettiği sürece gideceğim. Büyüdüğüm zaman Şenpazar adına yapılabilecek bir şey varsa mutlaka yaparım.
Hatta aslında kaymakam olmayı istiyorum. Çünkü insanlara yardım etmeyi çok seviyorum. Kaymakam olursam insanlara daha iyi yardım edebileceğimi inanıyorum.
Hocası ŞİFO MEHMET'e Esra için ne düşündüğünü sorduk.
Esra bizim takımın çiçeği diyor. şifo, sırf çiçek olduğu için seçmedik tabii. Esra zorlu rakiplerini eleyerek 16'ya kaldı ve bizimle iyi bir futbol eğitimi aldığına inanıyorum.İlk başlarda ciddi anlamda düşünüyorduk Esra için ne yapabiliriz diye ama şimdi Marmara üniversitesi kız futbol takımı Esra yı transfer etmek istedi bizde verdik ve çok sevindik. Biz Esra nın futbol hayatını diğer çocuklarımız gibi takip edeceğiz diyen Şifo, Esra nın milli takımda oynayacağına inandığını özellikle belirtti . Fox tv ana haberin de dikkatini çeken Esra geçtiğimiz günlerde ana haberin konuğu oldu. Şimdilerde ise Marmara üniversitesinde antrenmanlarına başladı. Sezona hazırlanıyor
Bizde Şenpazar ın sesi gazetesi adına Esra yı yürekten kutluyoruz ve Başarılarının devamını diliyoruz. Bu yetenekli kardeşimizle gurur duyuyoruz.

http://www.youtube.com/watch?v=yHZMxT3GJWY

http://www.youtube.com/watch?v=IbTSQDjQq5U

Sonbahar hiç bu kadar güzel nerede görülebilir ki?
Tabiki Şenpazar'da

sonbahar003_1_.jpg

KÖY DÜĞÜNLERİ

KIZ İSTEME: Köylerde evlenmeler görücü usulü ile yapılmaktadır

İstenecek kız görülür. Gönlü olup olmadığı oğlan ailesi tarafından araştırılır. Kızın arkadaşları aracı yapılarak evlenmeye razı olup olmadığı öğrenilir. Köy geleneğinde bu olaya "ağız arama" adı verilir. Kızdan olumlu cevap alınırsa kız babasının hatırının kıramayacağı kişilerle ilişki kurulur. Oğlan ailesi bu kişileri yanına alarak kız istemeye gider.

İlkönce hatır sorma gibi misafir geleneği yerine getirilir. Daha sonra ziyaret sebebi sorularak oğlan tarafının konuya giriş yapması sağlanır. Bu aşamadan sonra geleneklere uygun bir tekerleme ile "Allahın emri. Peygamberin kavli ile" kız oğlan istenir. Çoğunlukla kız isteneceği önceden bilindiği için kız ailesi kendi arasında bir karara varmıştır. Eğer cevap olumlu ise "Allah nasip ettiyse biz ne diyelim' ibaresi kullanılır. Bu durumda söz kesilmiş olur. Kız isteme faslından sonra nişan tarihi konuşularak bir karara varılır. Söz kesmenin belirtisi olarak şerbet dağıtılarak tatlıya bağlanır.

NİŞAN DÜZME:Nişandan önce oğlan tarafı kız için gerekli olan giyeceği ve takıları hazırlar. Toplantı zamanında yemek üzere helva ve şeker alınır. Nişan günü erkek tarafı yakınları ile beraber kız evinde toplanırlar. Kız evindeki ikramda sonra kız için hazırlanan hediyeler bırakılır. Bu hediyelere halk arasında "Nişan Bohçası" adı verilir. Daha sonra geleneklere uygun olarak kız ve oğlanın yüzükleri takılır. Oğlan tarafının getirdiği takılar da bu arada takılır. Takıdan sonra erkek tarafının getirdiği helvaya oğlan babası para basar, diğer misafirlerde bunu takip eder.Toplanan para kız evinde kalır. Helva kesilir ve kız evinde misafirlere dağıtılır. Genellikle gençler kendi aralarında eğlenirler. Bu arada yaşlılar arasında düğün tarihi ve düğün hazırlıkları konuşulur.

Genellikle düğünden önce nikah işlemleri Köy Muhtarlığı tarafından yürütülür. Kız ve oğlanın sağlık muayeneleri, muhtar ve babaları eşliğinde Sağlık Ocağında yapılır. Resmi nikah yanında İmam nikahı da kıydırmak adettir.

SAĞADAK (SANADAK): Düğün günü kız tarafı misafirlerinin oluşturduğu topluluğa "Sağadakçı ", bu topluluğun düğün yerine çalgı eşliğinde alınmasına "sağadak" denir.

DURU: Gelin için getirilen hediyelerin isim söylenerek bir yerde toplanmasına "Dürü Dökme" denir.

KINA: Düğünden bir gün önce kız evinde kadınların toplanarak kına yakmalarına ""Kına" denir. Kına esnasında bir yandan eğlence yapılırken, bir yandan da erkek tarafından gönderilen helva konuklara ikram edilir. Helvaya para basılır. Hazırlanan kına maniler eşliğinde gelinin ve arkadaşlarının ellerine sürülür.

DÜĞÜN: Belirlenen düğün tarihine göre, köy ve çevre köylerdeki akraba, tanıdık ve dostlarla gurbette bulunan yakınlar düğüne davet edilir. Bu davetler evde yapılan helva dağıtılarak yapılır. Düğünlerde çalgı olarak kullanılan davul, zurna ve kemane eşliğinde erkek tarafının ileri gelenleri "silsana" bırakırlar. Silsana, erkek tarafının aldığı altın, giyecek, çorap, ayakkabı gibi eşyaların kız evine götürülmesidir.

Düğün yerinde hazırlanan oturma yerlerine gelen misafirlere çeşitli ikramlarda bulunulur. Kız tarafının ileri gelen erkek ve kadınları davul zurna eşliğinde belirli bir yerden alınır. Karşılayıcılar tarafından getirilen tepsi içerisindeki yiyecekler ile sanadak koçu" kız tarafı misafirlerine verilir. Kız tarafı isterse sanadak koçunu kestirerek düğünde yerler veya parasını alarak bu parayı köyün ortak işlerinden birinde kullanırlar.

Düğünlerde kadınlar ve erkekler ayrı ayrı yerlerde bulunur. Genellikle kadınlar eğlenen erkekleri uzaktan seyrederler.

Düğün gününün ilerleyen saatlerinde köy imamı tarafından damat ve sağdıca kına yakılır.Tepsi içinde okunmuş helva misafirlere dağıtılır. Bu sırada damat tüm konuklarla el sıkışır. Erkek tarafı gelin alma için yola çıkar. Davul, zurna ve erkek köçek eşliğinde , kız evine varılır. Kadınlar geline getirdikleri hediyeleri açarak isim söyleyerek ortaya koyarlar. Buna "Duru" denir. Duru esnasında damat ve sağdıca bal ve tatlı ikram edilir. Damat, kendilerine ikramda bulunan kişiye bahşiş verir.

Sürüden sonra gelin, evdeki yakınları ile helalleşir. Gelinin çeyizi taşınmaya başlanırken, çeyiz sandığı üzerine yakınlarından biri oturur. Bu kişiye de bahşiş verilerek sandık alınır. Eğer daha önceden başlık parası konuşulmuş ise o da bu sırada kız babasına verilir. Başlık parası almayan kız babaları olduğu gibi, eskisi kadar olmasa bile hala başlık parası alan aileler vardır.

Gelinin evden çıkarılması sırasında davul eşliğinde zurna ile "Gelin Çıkarma Havası" denilen yanık bir uzun hava çalımı Kızın babası ve erkek kardeşi gelinin koluna girerek evden çıkarılır. Yakınları arkasından ağıt yakmaktadır. Gelinin bindirileceği ata erkek kardeşi veya yakını bir erkek çocuk binmiştir. Ona bahşiş verilerek attan indirilir ve yerine gelin bindirilir. Gelinin ağabeyi veya yakını bir kişi gelin atını damat evine kadar çekmek ve gelini yeni evine teslim etmekle mükelleftir.

Gelin atının arkasına 'Hakçı' denilen beyaz, pullu çarşaflar giymiş kadınların bindiği atlar dizilir. Davul zurna çalarak düğün kafilesi erkek evine gelir. Gelin içeriye alınınca o günkü düğün eğlencesi bitmiştir. Düğüncüler dağılır. Artık gerdek için hazırlık başlar.

Akşam namazından sonra imam çağırılarak dini nikah yaptırılır. Gerdek odasında gelin ve damadın ikişer rekat namaz kılması, damadın gelini konuşturmak ve duvağını açmak için hediyeler vermesi ve önceden hazırlanan yiyeceklerden yenmesi adettendir.

Ertesi gün gelinle damat yakınlarım ziyaret ederek ellerini öperler. Aynı gün "Semet" adı verilen eğlenceler düzenlenir. Semet, daha çok kadınların ve aile mensuplarının katıldığı bir eğlentidir. Düğünden bir süre sonra gelin ve damat kız evini ziyaret ederek el öperler ve hayır dualarını alırlar.

DİNİ BAYRAMLAR: Yöremizde dini bayramlar arefe günü mezarlıkların ziyaret edilmesi ile başlar. Ramazan ve Kurban bayramlarının birinci günü ilçe merkezine gelinerek topluca bayram namazı kılınır. Bayram alışverişi yapılır. Bu güne "Bayram Cuması" adı verilir. Bundan sonraki üç gün daha, her gün ayrı bir mahallede olmak üzere bayram yapılır. Her mahalle kendine düşen günde diğer mahalle sakinlerini konuk eder, ağırlar. Erkekler bir yerde toplanırken, kadınlar ise ev ev dolaşarak bayram ziyaretini yaparlar.

FOLKLOR: Yapılan çeşitli düğün ve törenlerde davul, zurna ve kemane eşliğinde yöreye özgü köçek oyunu oynanır. Kemane ve zurna nağmeleri ve davul temposuyla yöre halkı çeşitli "çiftetelli"" oyunları oynar.

GİYİM-KUŞAM: İlçedeki giyim kuşam örnekleri köyler arasında ve ilçe merkezi ile farklılaşma gösterir, ilçe merkezinde yaşayanlar geleneksel giysi biçimlerim terk etmiş durumdadır. Köylerde giyim kuşam hala geleneksel özelliklerini korur. Erkekler, ceket pantolon, gömlek ve kara lastik giyerler. Kadınlar ise başlarına boncuklu tekke, basma entari, yelek ve paçalı şalvar, kırmızı kuşak ile ayaklarına naylon ayakkabı giyerler. Başörtü olarak sarı yazma, çember ve çevre denilen örtüler görülür.

KETEN EKİMİ VE DOKUMA:Yöremizin 1900'lü yıllarda giysi olarak yararlandığı keten bezi günümüzde üretilmemektedir. Dokuma sanayinin gelişmesi, zahmetli bir iş olan keten bezi üretiminin terk edilmesini hızlandırmıştır. Tamamen yöre imalatı olan keten bezleri ve üretiminde kullanılan çıkrık ve tezgahlar günümüzde antika eşya sayılmakta olup, bulunabilen az miktarda keten bezinden Halk Eğitimi Kurslarında yararlanılmaktadır

MANİ VE TÜRKÜLER

Düğünlerde, kına gecelerinde, hasat zamanlarında geleneğe bağlı olarak söylenen mani ve türkülerden bazıları;

Çaya indim ay ile
Beli kınalı tay ile
Tabiatın kurusun
Barınmam kuma ile

Karadut karasıynan
Her işi sırasıylan.
Sen beni alamazsın
Kaşık parasıynan

Ekin ektim sazağa
Biçtim koydum kızağa
A benim biricik bubam
Verme beni uzağa

Karşıda durma oğlan
Kavalı kırma oğlan
Nasıl olsa benimsin
Merak etme be oğlan

Keten göynek bezim var
Eylen sana sözüm var
Utandım diyemedim
Benim sende gözüm var

Ekin ektim tarlaya
Parıl parıl parlaya
Nerde güzel varsa
Gelsin bizim tarlaya

Gökten uçar teyare
Selam söyle o yare
Benden ona fayda yok
Bulsun başına çare

Karşıda ala yılan
Gözleri civan civan
Beni o yardan ayıran
Sürünsün divan divan

Şu giden kimin oğlu
Pantolu çullu mullu
Dönüp dönüp bakıyor
Sanki padişah oğlu

BU ÖRNEKLERİ DE HOCA'M EKLEMİŞ

MUSKA YAZDIRMAK
Hasta bir kişinin iyi olması için, din hocalarına birkaç ayet yazdırıp, hastanın yakasına veya belli bir yerine takmaktır. Halkın inancına göre, hocanın yazdığı muska denilen aygıt, hastayı iyileştirirmiş. Hastası iyi olan kişiler: "Allah senden razı olsun, Hocam! Senin muskanın şifalı olduğuna şimdi inandım." diyerek, günah işlerler. Çünkü o hastayı iyileştiren, Allah'tır. Bu gibi kimseler, Allah'a dua etmezler de, hocaya dua ederler. Bu, dilden dile yayılır. Hocalar da böylece geçinir, zenginleşirler.

MAYIS YEDİSİ
Bu gün, halk arasında önemli bir yer tutar. Halk bu günü, sayılı günlerden kabul eder. Mayıs yedisi girdiğinde, bunu bilenler, bilmeyenlere duyurur. O gün hiç kimse çifte çubuğa gitmez, hiçbir iş yapmaz. O gün paşa keyfi yapılır, evde dinlenilir, öteki günlerin yorgunluğu çıkarılır.
Birkaç kişiye sorduk:
- Niye böyle yapıyorsunuz?
Dediler:
- Atalarımızdan kalma bir günü kutluyoruz, fena mı?
Ve arkasından devam ettiler:
- Eğer biz bu günü kutlamazsak, uğurumuz döner, selâmete eremeyiz. Biz öldükten sonra, atalarımızın yanına gideceğiz. Adete uymazsak, öbür dünyada, oraya vardığımız zaman bizi kabul ederler mi? Tabii ki etmezler. Bir de Allah katına çıktığımız zaman bize öyle sualler sorarlar ki, altından kalkamayız. Böyle güçlüklere düşmeyelim diye, onların inandıkları bu olayları biz de yeniliyoruz.
Atalarımızdan kalan bir geleneğe göre, bu günde ekilen tohumlar çimlenmez. Çimlense de tohumları iyi gelişmez veya olgunlaşmaz. Mısır olmaz. Olsa da taneleri iyi olmaz. Fasulye ekmezler. Ekilen baklalar büyür büyümesine de fakat hiç danesi olmaz. Sapları da sarı sarı, acı olur. Bu yüzden hayvan bile yemez. Fasulyeler olsa bile, lezzetsiz olur.

Dışı bitli, içi kitli.
* KESTANE
Hey ne idim, ne idim
Samur kürklü bey idim.
Felek beni taşladı,
Kızgın külde haşladı.
* KESTANE
Dışı kazan karası, içi peynir yuvası.
* KESTANE
İçi peynir parası, dışı kazan karası.
* KESTANE

Dorukta çarık gibi
Yanıyom koruk gibi
Peşimde dönüp durma
Delirmiş tavuk gibi

Karşıdan atlı geçti
Üç güzel baktı geçti
İkisi şöyle böyle
Birisi yaktı geçti

Mendili serdim taşa
Vurgunum göze kaşa
Bugün beni güldürdün
Sevdiğim binler yaşa

Kaya dibinde tavşan
A benim çakır Anşa'm
Ben Anşa'mdan geçemem
Geliver ahşam ahşam

Oy sandığı çakalım
Yeşil boya çalalım
Demin mâni atardık
Şimdi neler yapalım

Yolda buldum bir para
Kırk paradır kırk para
Allah belânı versin
Ayakların kapkara

DİL ÇEREZLERİ, Oyhan Hasan BILDIRKİ